Sevgili okurlar, İspanya ve Portekiz’de meydana gelen elektrik kesintisi nedeniyle uzun süredir üzerinde düşündüğüm bu konu hakkında düşüncelerimi yazma ihtiyacı hissettim. Gelişen teknoloji ile enerji ihtiyacı büyük ölçüde artmış durumda. 2. Endüstri devriminden bu yana geliştirilen her cihaz, her alet, her makine elektrikle çalışmaktadır. Bu durum elektriğe büyük bir bağımlılık yaratmaktadır. Bugün Portekiz ve İspanya’da yaşanan kesinti sonrasında yaşananlar bunun göstergesidir. Aynısını 31 Mart 2015 yılında ülkemizde yaşamıştık. Artık elektrik enerjisi su gibi olmazsa olmaz duruma gelmiştir. Yani yokluğu düşünülemeyecek bir meseledir. Kesintisi büyük bir felaket olarak değerlendirilebilir.
Elektrik eldesi için fosil yakıtların yoğunlukla kullanımı mavi küremizin dengesini bozmaktadır. Üretimden tüketimine kadar enerji üretiminin sağlanması konusunda Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) politikaları belirlemiş olsa da ülkeler bu kuralları istedikleri gibi esnetebilmektedir. Enerji güvenliği konusu ise artık kaçınılmaz bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır. Enerjiye ulaşımı biten bir ülkenin tam anlamıyla fişi çekilmiş demektir. Sayın okuyucular burada yazdıklarım tamamen kendi görüşlerimdir. Katılmayabilirsiniz. Enerji güvenliği benim için bol değişkenliği bir denklemdir. Enerji güvenliği konusunu üç başlık ile özetlemek istiyorum.
1- Üretimde Güvenlik, 2- İletimde Güvenlik, 3- Tüketimde Güvenlik
Aslında tüm bu aşamaların ayrılmaz bir parametresi ise verimliliktir. Yani üretimde verimlik, iletimde verimlilik ve tüketimde verimlilik olmaz ise güvenliğin olması bir anlam ifade etmeyecektir.
1- Üretimde Güvenlik
Enerjisinin büyük kısmını doğal gazdan elde etmekte olan bir ülke üstelik doğalgazı da dışardan alıyorsa gazın sürekli tedariğinde bağımlı hale gelecektir. Doğal gaz hattının geçtiği ülkelerdeki istikrar sorunlarından etkilenecektir. Yine doğalgazın tankerler tanker gemiler ile taşınması sırasında nakil yolundaki ülkelerde yaşanan istikrar sorunları ve terör saldırıları büyük tehlike oluşturmaktadır. Yine tüm parametreler maliyeti artırmakta dolayısıylaverimliği düşürmektedir. Elektrik üretimi özel firmalarda ise, özel firma elektrik üretimi yaptığı termik santralin üretimini istediği şekilde yönetmekte ve bağımlılık oluşturmaktadır.Santral çalışanlarının yemek hizmeti aldığı firmadan toplu halde zehirlenmeleri, çalışanların sabotaj ihtimali gibi olasılıklarda düşünüldüğünde denklemin değişkenleri artmakta.Hidroelektrik santrallerde benzer durumlar ile karşı karşıya. Her ne kadar tekelleşmeye önlem olarak özelleştirme strateji belgesi ile devlet otoritesi tarafından üretim firması sayısı birdenfazla olsa da bu olasılıklar üretim aşamasının vazgeçilmez riskleridir.
2- İletimde güvenlik
Elektrikte temel felsefe “ürettiğin yerde tüket”.
Elektrik iletimi sırasında kayıplar oluşmaktadır. Bu kayıplar verimliği düşürdüğü gibi maliyetide artırmaktadır. Uzun mesafeler boyunca nakil hatları ile iletim sırasında doğa olayları ve terör saldırısı gibi etkenler büyük risk oluşturmaktadır. Ülkemizde olduğu gibi doğuda hidroelektrik santralları ile ürettiğimiz enerjinin batıya iletilmesinde büyük kayıplar yaşanmaktadır. Ülkelerin elektrik sistemi belirli parametreler ile bulunduğu bölgedeki diğer ülkelerin iletim sistemi ile entegre durumdadır. Bunu bir kovandaki peteklere benzetebiliriz. Peteklerdeki altıgen yapı çıtaları, çıtalar ise kovanı oluşturmaktadır. Bir ülkenin iletim sistemindeki bir sorun başka ülkeleri de etkileyebilir (domino taşı etkisi). Dağıtım sırasında hatların bakımı büyük sorunlar içermektedir. Özellikle İzmir’ de yaşanan kazadan sonra bu konu gündeme gelmiştir. Özelleştirme strateji belgesi gereği ile dağıtımda tekelleşmenin önüne geçilmeye çalışılsa da pek başarılı olunduğu söylenemez. Yine elektrik iletim hatları SCADA sistemi ile kontrol altında tutulsa da olası büyük bölgesel yıkımların onarılmasıbüyük zaman almaktadır. Bunun örneğini 2023 depremlerinde yaşayarak gördük.
3- Tüketimde Güvenlik
Evlerimizin kapısına kadar gelen elektriği bilinçli kullanıyor muyuz?
Evlerde kullandığımız elektrik tesisatı yönetmeliklerle belirlenmiş kurallara uygunolmalıdır. Her alanda olduğu gibi maalesef bu yönetmeliklerin tam anlamıyla uygulanmadığı görülmektedir. Konutlarımızın çoğunda düzenli aralıklarla kontrol edilen bir topraklama sistemi mevcut değildir. Bu büyük tehlike oluşturmaktadır. Topraklama sistemi düzgün çalışmayan bir konuta doğal gaz sistemi bağlantısının yapılması yangınlara sebep olabilir. Halkımız elektrik kullanımı konusunda yeterli bilinç düzeyine sahip değildir. Uzatma kabloları ve prizler hatalı kullanım nedeniyle risk oluşturmaktadır. Evlerde kullanımdan dolayı enerji verimliliği konusunda büyük kayıplar yaşanmaktadır.
Ne yapmalıyız?
Yukarıda yazdığım konular bol değişkenli denklemin bilinmeyenleridir, daha artırılabilir. Bu bilinmeyenlerin çözüm önerilerini kendimce aşağıda değinmek istiyorum.Enerjinin büyük oranda tüketildiği sanayi alanında yapılacaklar konusuna değinmeyeceğim. Bireysel olarak yapabileceklerimizden söz edeceğim. Hali hazırda yenilenebilir enerji üretimi konusunda ülkemizin uyguladığı bir politika mevcut.
Acilen hane bazında çözümler üretilmeli. Her hane yenilenebilir enerji kaynakları kullanımı konusunda teşvik edilmeli, bilinçlendirilmeli. Enerji üretiminde imkanlar ölçüsünde rüzgâr, güneş, biyokütle veya bunların ikisinin-üçünün bir araya gelerek oluşturdukları hibritsistemlere yasa ve yönetmeliklerde kolaylıklar sağlanmalı. Hanelerde yer altı ısısı kullanımı yaygınlaştırılmalı. Isınma ve soğutma sistemlerinde ısı pompası kullanımı yaygınlaştırılmalı.Tüm bu konularla ilgili bilgilere kolaylıkla erişim sağlayabiliriz.
Enerjinin doğru kullanımı konusunda eğitim programları hazırlanarak eğitim sistemi içine monte edilmeli. Okullarda çocuklara, yaygın eğitim kurumlarında yetişkinlere enerji verimliliği, güvenli elektrik kullanımı gibi eğitimler düzenlenmeli.
Hanelerin enerji verimliliği konusunda “Binaların Enerji Verimliliği Yönetmeliği” gerçek anlamda uygulanmalı.
Tüm bunların çoğunluğunu bireysel olarak uygulamamız mümkün. Bu konuda uzman kurum ve kuruluşlardan destek alınabilir. Evinizin elektriğinin büyük ölçüde kendiniz ürettiğinizi düşünün…
Günümüzde elektriğin yokluğu düşünülemez duruma gelmiştir. Enerji bağımlılığımızı azaltmak bizi daha özgür bireyler haline getirdiği gibi ülkemizi de bağımsızlaştıracaktır.
Hasan Hüseyin Boğaz
Afet Araştırmaları Derneği YK Üyesi