Afet Araştırmaları Derneği

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Raporu: Kırmızı Kodlu Rapor

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Raporu: Kırmızı Kodlu Rapor 1
Günümüzde, pek çok kurum kuruluş tarafından iklim değişikliği ve etkileri ile ilgili küresel ve bölgesel çalışmalar yapılmaktadır. İklim değişikliği ve sonuçlarının gözlemlenmesine ilişkin çok kapsamlı ve en önemlisi denilebilecek bir kurum olan Birleşmiş Milletler Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC)’dir.  Bu yapı, Birleşmiş Milletlere bağlı olarak faaliyet gösteren iki uzman kuruluş- Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) ve Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP)- tarafından 1988 yılında kurulmuştur.

İklim değişikliği konusunda mevcut bilimsel, teknik ve sosyoekonomik çalışmaların değerlendirerek bilimsel çıktılar ışığında iklim değişikliğiyle mücadele ve iklim değişikliğine uyum konularında karar vericilere yol göstermek amacıyla kurulan bu panelin bu panelin ürünü olan yayınlara, raporlara çok sayıda bilim insanı katkı sunarlar. Türkiye’nin de içinde olduğu “IPCC üyesi ülkeler” tarafından çalışmalarını sürdüren IPCC düzenli aralıklarla (her 5 ila 7 yılda bir) geniş kapsamlı raporlar yayınlar ve önceki raporlarda paylaştıkları bilgileri ve yaptıkları tahminleri güncellerler. Tüm dünyanın merakla beklediği son rapor Ağustos ayında açıklandı. 234 bilim insanı ve 195 hükümet tarafından onaylanan ve IPCC 6. Değerlendirme Raporlarından bir tanesi olan “İklim Değişikliği 2021: Fiziksel Bilim Temeli” isimli rapordur.

Raporda ısınma hızında artış yaşandığı vurgusu yapılmaktadır. Ani, hızlı ve büyük ölçekli önlemlerin alınmaması ve sera gazı emisyonlarının radikal biçimde azaltılmaması halinde, sıcaklıkların sanayileşme öncesi döneme göre 1,5 °C artmasını engellemenin mümkün olmayacağı, hatta küresel ısınmanın yüzyılın sonuna kadar 2 °C ve üzerinde olabileceği ön görülmektedir.   Rapor, ilk kez bu kadar kesin bir dil ile “insan etkisi” vurgusuna dikkat çekmektedir. 

Raporda öne çıkan başlıca bulgulardan bahsetmek gerekirse:

  • İnsan etkisinin atmosferi, okyanusu ve toprağı ısıttığı bir gerçektir. Atmosferde, okyanusta, kriyosferde ve biyosferde yaygın ve hızlı değişimler meydana gelmiştir.
  • Dünya yüzeyinde sıcaklık, 2011-2020 arasında 1850-1900 arasındakinden 1,09 °C daha yüksekti.
  • Son beş yıl, 1850’den bu yana kaydedilen en sıcak dönem oldu.
  • Karalar üzerinde küresel olarak ortalama yağış, 1950’den bu yana artmıştır. Artış oranı 1980’lerden bu yana daha fazladır. İnsan etkisi, bu değişikliklerde önemli bir faktördür.
  • 1990’lardan bu yana buzulların küresel olarak azalmasının ve 1950’den beri Kuzey Yarımküre ilkbahar kar örtüsünün azalmasının ana sebebi insan etkisidir.
  • Son zamanlarda deniz seviyesindeki yükselme oranı, 1901-1971 ile karşılaştırıldığında neredeyse üç katına çıktı.
  • Sıcaklıklar, en iyimser senaryoya göre bile 2040 yılına kadar 1850-1900 seviyelerinin 1,5°C’nin üzerine çıkacak.
  • İklim değişikliğinin etkisiyle sıcak hava dalgaları, şiddetli yağışlar ve kuraklık şiddetini artıracak ve daha sık görülecek.
  • Tüm senaryolarda, Kuzey Kutbu’nun 2050’den önce en az bir kez Eylül ayında neredeyse buzsuz olması muhtemel.
  • 1,5 °C’ lik ısınmada bile “tarihsel kayıtlarda benzeri olmayan” bazı aşırı iklim olayları artan bir şekilde meydana gelecek.
  • Birçok bölgede yangına neden olacak atmosfer koşullarında artış olacak.

KAYNAKLAR

IPCC 6. Değerlendirme Raporu, İklim Değişikliği 2021: Fiziksel Bilim Temeli 2021, https://www.ipcc.ch/assessment-report/ar6/
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Raporu: Kırmızı Kodlu Rapor 2

Sosyal medyanda paylaş, herkes haberdar olsun!