Afet Araştırmaları Derneği

İzmir’de Dönemsel Kuraklıklar ve Kuraklığa Bağlı Orman Yangını Oluşma Olasılıkları

İzmir’de Dönemsel Kuraklıklar ve Kuraklığa Bağlı Orman Yangını Oluşma Olasılıkları 1

Kuraklık, canlıların yaşamı üzerinde olumsuz etkisi olan, uzun süre devam ettiğinde bir takım çevresel ve sosyal sorunların oluşmasına yol açan ve her an bir afete dönüşebilen bir nem eksikliği durumu olarak tanımlanmaktadır. Yapılan tanımlara göre ortalamadan daha az ve uzun süreli bir yağış eksikliğinin kuraklık koşullarının objektif bir ölçüsü olduğu söylenebilir. Yerkürenin su kaynaklarını besleyen yağışların belirgin bir şekilde azalması (meteorolojik kuraklık), ilk olarak doygun olmayan toprak nem koşulları (tarımsal kuraklık), sonra yetersiz yüzey akımları ve yeraltı/yerüstü su birikimi (hidrolojik kuraklık) ve son olarak da su temin sistemlerinde oluşan, sosyal, ekonomik ve doğal yaşamı olumsuz etkileyen olaylar zinciri meydana gelmektedir.

Yukarıdaki kısa tanımlamaların ötesinde, belirli bir bölgede yalnızca yağış miktarındaki yetersizlik olarak açıklanamayan kuraklık olgusu, aynı zamanda yağış dağılımı ile birlikte sıcaklığa bağlı buharlaşmanın (nem kaybı) bir sonucu olarak değerlendirilmelidir. Bu nedenle, yağış miktarı ve rejimindeki değişmeler ile sıcaklıklardaki artışlar, kuraklığın iklim değişimi olgusu ile iç içe olduğunu ve kuraklık olaylarının son yıllarda küresel ısınma nedeniyle oluşan iklim değişikliği ile birlikte ele alınması gerektiğini ortaya koymuştur.

Kuraklık göstergeleri ve indisler, bir bölgede oluşan kuraklıkların şiddetini, süresini, başlangıç ve bitiş tarihlerini sıklığını ve etki alanını anlamamıza yarayan araçlardır. Günümüzde dünyada 60’tan fazla kuraklık indisi ve göstergesi olmasına karşın, meteorolojik açıdan en yaygın kullanılanları, Normalin Yüzdeleri (PN), Onluklar (Deciles), Standartlaştırılmış Yağış İndisi (SPI), Kuraklık Keşif İndisi (DRI) ve Keetch-Bryam Kuraklık İndisi olarak sıralanabilir. Ayrıca Kuruluk (Aridity Index) indisi de, bir yörenin genel iklim özelliğini göstermesi açısından çokça kullanılmaktadır.

Gediz havzasının denize yakın kısmında yer alan İzmir Menemen’de, uzun dönem iklim karakteristiklerini gösteren Kuruluk indislerine ait eğilimler analiz edilmiş ve üç farklı dönem olduğu görülmüştür. Yörenin 1954 yılından 1980’li yılların başına kadar nispeten humid (nemli) bir iklim özelliği gösterdiği, daha sonraki dönemde (1980-1994) yarı kurak ve (1994-2016) dönemini içeren indis değerleri söz konusu olduğunda ise “kuru ve yarı-nemli” sınıfına girdiği görülmektedir. Son dönemdeki Aridity İndis değerlerinin, 0,23 ile 0,90 arasında geniş bir değer aralığı göstermesi, iklimsel değişkenliğin sınırlarını ortaya çıkarması açısından önemlidir.

İzmir ili, Batı Anadolu’da Ege denizi kıyısında bulunan ve turizm potansiyeli yüksek bir ilimizdir. Akdeniz iklim özelliklerini gösteren yörede, genel olarak mayıs ayından itibaren kasım ayına kadar uzun ve yağışsız bir dönem bulunmaktadır. Bu dönemde, özellikle kış yağışlarının ortalamanın altında olduğu ve yaz mevsiminde ise ekstrem sıcaklıkların oldukça yüksek seyrettiği zamanlarda, yörede sık sık orman yangınları çıktığı gözlenmiştir.

Orman yangınlarının oluşma olasılıklarını değerlendirmek ve ilgili kurumlara bir erken uyarı sistemi oluşturmak amacıyla Keetch-Bryam Kuraklık İndisi kullanmak, bir metot olarak değerlendirilmiştir.

Keetch-Bryam Kuraklık İndisi, Amerika Birleşik Devletlerinde 1960 yılların sonlarına doğru Keetch ve Byram (1968) tarafından Tarım Bakanlığı Ormancılık Servisinde ortaya çıkmış bir indistir. Asıl olarak, orman yangınlarının çıkma olasılığı için oluşturulmuş olmakla birlikte tarımsal kuraklık analizlerinde de kullanılmaktadır. Toprağın üst katmanlarında bir nem eksikliği oluşumunda, buharlaşma ve yağışın net etkisini ve ayrıca toprağın doygun olması ve kuraklık stresinin ortadan kaldırılması için ne kadar yağışa ihtiyaç duyulduğunun bir göstergesini de vermektedir. Söz konusu indisin basamakları; düşük, orta, yüksek, oldukça yüksek ve kesin olarak farklı değerler almaktadır.

Kayam (2019) tarafından, orman yangınlarının oluşma olasılığı üzerine dayandırılan bu kuraklık indisi kullanılarak, İzmir-Menemen iklim koşullarında 2004-2011 yıllarını kapsayan dönem incelenmiştir. Yapılan çalışmada, Menemen’de orman yangını çıkma olasılığının en çok 43 0C’ye ulaşan yaz (temmuz-ağustos) aylarında KESİN ve en çok 22 0C’ye ulaşan kış (ocak-şubat) aylarında da OLDUKÇA YÜKSEK olduğu görülmüştür. Yaz aylarında kendiliğinden çıkan veya nedeni belirlenemeyen (!) yangınlar olurken, diğer sezonlarda normalden yüksek sıcaklığa sahip aylarda, özellikle insan kaynaklı hatalar sıcak ve kuru ortamlarla buluştuğunda ormanlarda daha kolay yangın başlatabilmektedir.

Genel olarak Ege bölgesi sahil ve iç bölgelerde incelenen söz konusu dönemin (2004-2011) diğer meteorolojik göstergelere göre de oldukça kurak (yağışsız ve akışsız) bir dönem olması, yüksek yangın olasılığında önem arz etmiştir. Yağış miktarları ile birlikte maksimum sıcaklıkları da dikkate alan Keetch-Bryam Kuraklık İndisi yöntem, Türkiye’de diğer araştırmacılar tarafından da kullanılmış olup, Türkeş ve ark. (2012) tarafından yapılan ve tüm Türkiye’yi kapsayan benzer bir çalışma ile 2011 yılında İzmir yöresinde Ağustos ayında yangın çıkma olasılığı OLDUKÇA YÜKSEK bulunmuştur.
Söz konusu dönemde, KESİN ve OLDUKÇA YÜKSEK olasılıkla orman yangınları oluşma durumlarının hesaplandığı tarihlerde, araştırıldığında genel ve yöresel basın organlarında İzmir ve yakın çevresinde orman yangını haberlerinin olması dikkat çekicidir.

İzmir’de Dönemsel Kuraklıklar ve Kuraklığa Bağlı Orman Yangını Oluşma Olasılıkları 2
Sonuç olarak, bir afet olarak karşımıza çıkan ve ekosistemin bozularak uzun yıllar boyunca kendini onaramamasına neden olan orman yangını felaketinin ortaya çıkma ihtimalinin hesaplanarak izlenmesi oldukça önem arz etmektedir. Antropolojik etkilerle birlikte, meteorolojik olaylardan ve yağışsız geçen kurak dönemlerden kaynaklanan orman yangınları tehlikesinin belirlenmesinde, kuraklık indisleri gibi göstergelerin kullanılması bir alternatif yaklaşım olarak değerlendirilebilir.

KAYNAKLAR

  • KAYAM Y., ÜNER K., ACAR C.O., ŞEN S., BEYAZGÜL M., (2009). Türkiye’de Kuraklık Yönetimi Uygulamaları; Karşılaşılan Sorunlar Ve Etkin Bir Kuraklık Risk Yönetimi İçin Yaklaşımlar. Menemen Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü Yayınları, Yayın No: 245. Menemen.
  • KAYAM, Y. YILMAZ, G., ETÖZ, M., YÜCEERİM, G., 2017. Comparison of some Drought Indices and Climate Analysis; Menemen’s Case Study (Turkish). 5th International Participation Soil and Water Resources Congress, Proceedings Book, Volume 1, Pages; 554-571, Kırklareli.
  • KEETCH, J. J. and BYRAM, G. M. (1968). Research Paper.: U.S. Department of Agriculture, Forest Service, Southeastern Forest Experiment Station. 35 p. SE-38. Asheville, NC.
  • TÜRKEŞ, M.,, ALTAN, G., ÖZTÜRK, M., (2012). Türkiye’de 2011 Yılı Orman Yangınlarının Keetch-Byram Kuraklık İndisi ile Analizi. AÜ TÜCAUM VII. Coğrafya Sempozyumu Bildiriler Kitabı, 18-19 Ekim 2012: Ankara.

Sosyal medyanda paylaş, herkes haberdar olsun!